Galata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2014 Çarşamba

Zihin Acan Kahve ve Tasarimlari ile Aponia Store Galata


galata-tasarim-dukkan
Karakoy’den Tunel’e dogru cikarken tesadufen gordum bu mekani. Mesrutiyet caddesi uzerinde Galata kulesi ile hemen hemen ayni hizada sagda kucuk bir dukkan. Zaten vitrini gordukten sonra iceri girmekten kendimi alikoyamamiyorum. Ilk etapta raflarda ve askilarda ki tisortler ve aksesuarlar gozume carpiyor, hemen sonra adeta bir kimya labaratuarini andiran kahve makinenelerinin oldugu kismi goruyorum ve bir kahve soyluyorum. Fakat daha once gormedigim bir yontemle yapiliyor filtre kahve, bu yuzden biraz beklemem gerektigini soyluyorlar. Icimden insan boyle bir dukkandan cikmak icin neden acele etsin ki zaten diyorum ve sorun olmadigini soyleyip basliyorum iceriyi gezmeye.
aponia-store-kahve-galata
supermind-coffee-galata
Bu esnada bana kahve yapan bayanla dukkan hakkinda konusuyoruz. Dukkan acilali 8 ay oldugunu ve dukkandaki tasarimlarin Fatih Dagli tarafindan yapildigini ogreniyorum, ben bu arada 8 ay boyunca nasil olur da burayi farketmem diye kendime kiziyorum. Iceride satin alabileceginiz urunlerin yaninda mekanin tasarimi, dekorasyon icin kullanilan tablolar, cizimler, esyalar o kadar guzel ki hepsini alip goturmek istiyorum.  Ve bu sekilde, guzel kahve ve arka fonda calan guzel muziklerin de etkisi ile yaklasik yarim saat belki daha fazla sure sonra dukkandan cikiyorum, tabi ki yakin zamanda tekrar gelmek uzere.
Istanbul’un karmasasi ve Istanbul’da zamanin ne kadar hizli aktigi ile iligili insanlarin (zaman zaman benim bile) sikayetleri Galata kulesinin dibinde ki bu kucuk dukkanda yersizlesiyor. Cunku kasasinda kapiya kadar kuyruk olan, kahvenizi 5 dakikada aldiginiz, adim basi subesi olan kahve dukkanlarinin aksine burada aceleniz yok.  Ve en onemlisi icinde sanat var.
Uzun lafin kisasi, gidilip gorulesi, icinde zaman gecirilesi bir mekan

4 Şubat 2014 Salı

This is Reminder


Hatiralar bana neden bu kadar etkileyici geliyor? Hic anlamiyorum benim olmadiklari halde butun bu resimlere baktigim zaman bir ani goruyorum. Resimde pencereden bakan kizi gordugumde ne hissettigini dusunuyorum. Istasyonda bekleyenleri gordugumde nereye gidiyorlardi, kimin yanina gidiyorlardi, hikayeleri neydi merak ediyorum. Trafikte yanimda giden arabadaki kadini gordugumde onun hayatini merak ediyorum. Acaba o kadin o anda kimin yanina gidiyor, belki kizinin yanina gidiyor, Kimbilir?
Bazen kendimi kosturan tavsanlarin arasinda ilerleyen bir kaplumbaga gibi hissediyorum. Zaman cevremdeki herseyle birlikte white rabbit gibi depar atarken ben hizla cevremde girdaplar olusturan anlari yavasca izliyorum ve anlari yakalamaya calisiyorum. O ani yakalamaya ve hissettmeye calisiyorum. Benim gibi dikkatsiz bir insan icin oldukta zor birsey :) Sukur ki fotograf makinam ve filmlerim var :)


I don't know why the memories impress me so much. I don't understand it. When i look at them i see a history even if they don't belong to me. When i see the girl at the window in the photo i wonder how does she feel. When i see the people who are waiting at the stop i wonder where are they going or who are they going to visit? When i see the woman who drives on the road i wonder her life. Where is she going? May she is going to visit her doughter, who knows?
Sometimes i feel like a turtle and rabbits are rapidly running around me. I'm slowly watching them and trying to catch some moments when time and all other things sprint around. I am trying to catch and feel that moment. It's not easy, specially for an inattentive person like me. But thank god i have my cameras and films :)