5 Kasım 2013 Salı

so much fun!

Denendi, onaylandi kesinlikle so much fun. 
Newyork bestseller kisisel gelisim kitaplarina para dokmenize gerek yok. Ben size mutlulugun sirrini acikliyorum. Mutlulugun sirri "Chicken Dance". Arkadaslarinizla alakasiz sarkilar esliginde chicken dance yapiyorsunuz hemde etrafta sizi izleyen insanlarin ne yaptiginiza dagir en ufak bir fikri olmadigini bile bile. Sonra en az bir iki hafta bol mesaili calisabilecek kadar seratonin depoluyorsunuz. Aman dikkat sir verdik diye bokunu cikarmayin, doz asimi yapmayin.

Chicken Dance


Bazi diziler cok  yasama sevinci :)

No More House Music


House muzik esliginde bir parti  nedir diye sorsalar dunyanin en gereksiz eglence tarzi derim size. Eglence tarzi diyerek kibarlik ettigimi de arif olan anlasin. Muzik desen muzik degil dans desen dans degil ne bokum belli degil. Insanlarin tek yaptigi icip icip sermayeyi kediye yuklemek, bazilari icin gecenin sonunda kusmak, bazilari icin mutlu son, benim gibiler icin de beyin erimesi :) Icmeden yani sarhos olmadan kimsenin  eglenemedi gereksiz organizasyonlar yani. Boyle organizasyonlara katilmak durumunda kaldigimda o kadar bunaliliyorum ki icimden bir dugune aradan sizip halay basi olmak geliyor. Cunku kasap havasi'nin muzigi bile dipcis dipcis muzikten daha karmasik bir yapiya sahip. 
Daracik mekanlarda got gote insanlar icip tepinip duruyor, muzik bangir bangir kulak zarinizi patlatmaya kararli caliyor, sonra ertesi gun ben Emel Sayin'in sagir oldugu filmdeki gibi kulagimda aksamdan kalma ekolarla evde bir oyana bir buyana sallaniyorum. 
Yok arkadas ben bu islerin adami degilim bu islerin adami olmadigim gibi insanlarin aptal gibi tek ritimlik bir sarkiyi sagir edecek ses seviyesinde dinlemek zorunda kaldigi ve yanlarinda ki arakadaslarini duyamadiklari konusamadiklari, o ritimdeki bir muzikte dans edebilmek icin ille de sarhos olmayi gerektiren bir eglence tarzina karsiyim. O yuzden protesto ediyorum. 

9 Ekim 2013 Çarşamba

Black Bird

Cocukken ne kolaydi kavga etmek, bazen sadece arkadasini kollamak icin bile yaka paca birilerine dalabilirdin. Sonra o kavga ettigin adamla da tekrar oynardin hatta. Simdi ise buyuduk artik herseyi enine boyuna dusunmek birak birine yaka paca dalmayi, agzimizdan cikan herhangi bir soze bile dikkat etmek zorundayiz. Cunku  biz buyuduk, egolarimizda nefretlerimizde buyudu. Artik hic birseyi hos goremiyor hic bir seye tahammul edemiyoruz.
Coktan nefret ve ayrimcilik tohumlari atildi ve o tohumlar kacinci meyvesini verdi. Ne desek bos gibi hissediyorum. Insanlarin gozlerini nefret burumus. Insanlar o kadar nefret dolular ki aslinda savunduklari ozgurluklerine kavusmak ugruna baskalarini cignemeye baska insanlarin haklirini gormezden gelmeye hazirlar. Ve bir gram pismanlik duymadan bunu yapiyorlar.
Ve ben genede tek tek bu davranislari sergileyen insanlara kizamiyorum, onlarin boyle olmasina sebep olan sartlari saglayan, besleyen guclere ve kisilere kiziyorum. Cunku  kendi rahatlari, rantlari icin oturduklari yerden kukla gibi insanlari oynatan, canlar alan katiller asil onlar.




4 Ekim 2013 Cuma

Nerdesin Askim? Burdayim Askim!

Beatles
 
Ben aradigimi buldum. Ya siz? 

Kahve Arasi

Blogu boslayinca kendimi boslamis gibi oluyorum. Buraya yazmayinca sanki gecen onca zaman boyunca hic birsey yapmamisim gibi hissediyorum. Oysa yazacak ne co sey birikti. Ne cok fotograf bekliyor bilgisayarimda burada paylasilmak icin.
Biz bu boslugu bir kahve molasi gibi dusunelim, mesela Kose Kahve'de verilmis bir kahve molasi olarak :)