6 Haziran 2012 Çarşamba

Keyfimi ne yerine getirebilir diye dusundum, tabi ki glasgow kiss...

5 Haziran 2012 Salı

esip gecmeyi ...

Çilek

.

Çilek candır, suda bekletilirken kokusu mutfağa yayılır,
Mideye afiyetle indirirken de tadı damağa.

4 Haziran 2012 Pazartesi

ne oldu şimdi...


Kışda bitti yaz başladı
baharı göremedik.
Ne oldu şimdi...
Eskiden bir yaza merhaba şenliği olurdu bir adabı olurdu bu işin
ne oldu şimdi...
Kış yüzsüzlüğü ele aldı,
Yaz kendi hakkını savunuyor,
olan bahara oldu iyimi.
Posta gazetesinin arka sayfalarında çıkan
halk ozanları gibiyim bunu da not düşeyim istedim.

3 Haziran 2012 Pazar

if li gelecek zaman

Rota belli Tren istasyonundan başlayacağız...

The way we were


Oraya gidince sanki hiç İstanbul a gelmemişim
hiç oradan ayrılmamışım gibi hissediyorum.
Çarşıda gezindikten, arkadaşlarımızla rastlaşıp
sohbet ettikten sonra evime kaptana gidecekmiş gibi
hissediyorum....
En küçük bir umutta bunun hayalini kuruyorum.
Yıllar geçmiş olmasına rağmen hala bu şehirle ilgili yeni bir şeyler
keşfedebiliyor olmanın keyfini sürüyorum.
Örneğin
İstanbul'un hiç bir yerinde bulamayacağınız çıtır simitlerinizin karper peynir ve çay eşliğinde
tiyatrocu olmak için doğmuş ama daha keşfedilememiş garson abiniz tarafından
size servis edilmesi bu şehirdedir,
Ortaköyde ki waffle lara taş çıkaracak olan cafe Bistro ya özel bistro waffle bu şehirdedir.
Bu şehirdedir her daim tanıdık biri ile karşılaşma ihtimali:)
Yürüyüş yolunda kafanıza kuş sıçma ihtimali bu şehirdedir,
Biz buna talih kuşu konmasıda diyebilirdik zira kuşlar mideyi bozmamış olsaydı:)
sevdiğim adam bu şehirdedir...
Herşeyin yıkılıp yeni baştan yapıldığı şehirdir bu şehir...
Sanayi kokan havasını bile özlediğim şehirdir...